Bağımsız Gazetecilik Platformu
Platform for Independent Journalism
Anasayfa / ERKAN SAKA / Dijital Dönüşüm ve Gazetecilik için Yeni İş Modelleri (3)
23 Mart 2015

Dijital Dönüşüm ve Gazetecilik için Yeni İş Modelleri (3)

Yazı dizimizi Marc Andreessen’den 8 modelle sürdürüyoruz...

Gazetecilik alanında yeni iş modelleri üzerine arayışlar ve benim de bunlarla ilgili araştırmalarım devam ediyor. Bu arada yeni pratiklerden çoğu şu anda sektörde en öne çıkan 8 modeli Marc Andreessen Twitter hesabında sıralamış. Bir Storify derlemesi bu modelleri bir araya getiriyor.
 
Modellere sırasıyla bakalım:
 
1. sırada Reklam var. Reklamın en azından kullanılan halleriyle yeterli bir gelir kalemi olamadığını vurgulasak da, Andreessen kaliteli içeriğe uygun reklam arayışı gerektiği, banal reklam ağlarından gelen reklamlarla bu işin olamayacağının altını çiziyor.
 
Bu yazı yazılırken yeni bir gelişme oldu. En büyük haber medya kuruluşlarından beşi, The Guardian, CNN International, Reuters, The Financial Times, ve The Economist, küresel ölçekte bir reklam ittifakı kurdu: The Pangaea Alliance.
 
Reklam verenlere 110 milyon tekil kullanıcıya yönelik otomatik reklam yapmak fırsatı verilmekle kalmayacak, kullanıcı verileri kullanılarak farklı pazarlama imkânları da sunulacak. Tabii bu hamle ile yayıncılar dijital reklam piyasasına hakim olan Facebook ve Google ile rekabete girmiş olacak.
 
Pew 2014 raporuna göre haber medyası dijital reklam piyasasının yalnızca yüzde 12'sine sahip durumda.
 
2. sırada Abonelikler var. Andreessen birçok müşterinin değer verdiği şeye para ödediğini, medya ürünlerine ödemek istemiyorlarsa demek ki değer verecekleri ürünün ortaya çıkmadığını söylüyor. The New York Times daha esnek bir ödeme duvarı (paywall) oluşturarak, okuyucunun belli bir miktarda yazıyı okuduktan sonra devam edebilmek için ödeme yapması şeklinde, abone kayıplarını bir miktar azaltmıştı ama bu da hâlâ eski iş modellerine dayanan bir tarz diyor Caio Túlio Costa. Hâlâ basılı içerik üzerinden düşünmenin yeterli olmadığını gazetenin kendisini dijital bir mecra olarak yeniden dizayn etmesi gerektiğini belirtiyor.
 
3. sırada Paralı İçerik var. Reklamla finanse edilen bedava içeriğin yanında paralı içerik. Bloomberg ve Reuters’ın yaptığı gibi. Ama bunun finansal veri tabanlı olması da gerekmeyebilir. Illinois-Chicago Üniversitesi iletişim profesörlerinden Zizi Papacharissi “gonzo gazetecilik”i bir metafor olarak öneriyor: Norm olanın tersini yapmak. Bu bağlamda zamanla yarışmak yerine yavaş haber (slow news)’i tercih etmeyi, bir olayın duyurulmasında en son olmayı öneriyor. Zamansal ve diğer engeller yüzünden çevrimiçi platformlarda haberi ilk duyurmak gazeteciler açısından imkânsız hale geliyor. Ama gonzo mantalitesi bir uzlaşma zemini sağlayabilir. Doğruluğu insani deneyim, duygu, sarkazm, mizah, abartma vb unsurlar üzerinden sağlamaya çalışan gonzo yaklaşımı hem buna uygun Twitter gibi kolaboratif hikâye anlatımı platformlarında gazetecilere avantaj sağlayabilir, hem de medya kuruluşlarına satılabilir özgün içerik sunabilir.
 
4. sırada Konferanslar ve Etkinlikler var. Dijital içerik artıyor ama insanların bizzat varolduğu ortamlar azalıyor. ‘’Az olanı ücretlendirin’’ diyor Andreessen. The Guardian’ın ek gelirlerinden birisi  Guardian Masterclasses. The Guardian çalışanları fotoğrafçılıktan, hikâye anlatımına birçok yeteneğin geliştirilmesine yönelik dersler veriyorlar. The Guardian okuyucularına kırtasiyeden bahçecilik eşyalarına kadar birçok alanda yapılan özel indirimlerden komisyon alıyor.
 
5. sırada Çapraz Medya (cross-media) var. Haberler kitap, TV ve film kaynağı olabilir…Başka bir örnek olarak: Soulmates The Guardian’ın sahibi olduğu çöpçatanlık sitesi.
 
6. sırada Kitlesel Fonlama var. Özellikle araştırmacı gazetecilik için büyük bir finansal fırsat.
 
7. sırada Bitcoin vb ile Mikro-Ödemeler var. Çok küçük ücretlendirmeler için fırsat olabilir.
 
Ve 8. sırada Filantropi var. ABD’de yılda 300 milyar dolarlık bir filantropik (hayır işlerine ayrılan) bütçe varmış. Türkiye’de daha az olsa da bir maddi kaynak haline gelebilir.
 
Andreessen’in bahsetmediği ama özellikle Avrupa bağlamında geçerli olabilecek 9. bir model de devletin vb kurumların yapacağı sübvansiyon olabilir. Britanya hükümeti yerel televizyon ağlarının kurulması için 120 milyon sterlin ödenek ayırmış.
 
 
Bu yazı dizisi yeni bölümlerle sürecek. Daha önceki bölümlere bu linklerden ulaşabilirsiniz:

Dijital Dönüşüm ve Gazetecilik için Yeni İş Modelleri (1)

Dijital Dönüşüm ve Gazetecilik için Yeni İş Modelleri (2)



 

sakaerka@gmail.com

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
© P24Blog'da yer alan bütün yazılar teliflidir ve yayın hakkı P24Blog'a aittir. İzin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.