Bağımsız Gazetecilik Platformu
Platform for Independent Journalism
Anasayfa / FİGEN A. ÇALIKUŞU / CHP Parti Meclisi prospektüsü ne olabilir?
12 Temmuz 2020

CHP Parti Meclisi prospektüsü ne olabilir?

CHP’nin yaşamakta olduğu ve yaşayacağı yeni dönemi, seçilecek olan yeni Parti Meclisi yönlendirecek.

Koronavirüs salgını söz konusu olmasa, CHP  37. Olağan Kurultayı  28-29 Mart'ta yapılacaktı.

Katil virüs tüm dünyayı sarsınca CHP Kurultayı da doğal olarak 25-26 Temmuz’a ertelendi.
Kurultay iki hafta sonra salgın nedeniyle Bilim Kurulu önerileri doğrultusunda ilk kez seyircisiz ve açık havada, Bilkent Odeon Gösteri Merkezi'nde yapılacak.

Tarihte de örneğine pek az rastlanan “Hak, hukuk, adalet” yürüyüşü ertesinde siyasi parti liderliği kimliğinden sıyrılıp tarihsel bir siyasal kimlik edinen, uzun zamandır sabırla ve özenle oluşturduğu strateji sayesinde son belediye seçimlerinde de reel politikada büyük bir zafer kazanan Kemal Kılıçdaroğlu’nun ciddi bir rakibi olamayacağı görülüyor.

CHP'nin kurultayının ana temasının, daha önce de ilan edildiği gibi "iktidar yürüyüşü" olması boş yere değil.

Kılıçdaroğlu’nun son zamanlarda “Z” kuşağına yönelik özel ve bilinçli söylemi de bu yürüyüşün yeni açılımları olarak okunmalı. 7 milyon genç bu seçimlerde ilk kez oy kullanacak, değişen ve dönüşen dünyada gençlerin dünya algısına yol arkadaşlığı yapmak çok önemli, hattâ hayatî.

Zaten bu sebeplerle Kemal Kılıçdaroğlu dünyadaki ve ülkemizdeki değişimleri CHP’ye, CHP’deki değişimleri Türkiye’ye taşıyor. Hem partisini, hem Türkiye’yi değiştirmeyi hedefliyor. 

Kırılmadan, küsmeden, vazgeçmeden hedeflediği bu amacında da önemli bir başarı sağladığı görülüyor. Siyasal iktidarın siyasetin kendi geleneksel kodlarında olmayan bir büyük hınçla saldırmalarının nedeni de bu. Gözlerimizin önünde planlı programlı bir linçin hedefi olması zaten bunu fazlasıyla ispatlamakta.

Bu ikili sarmal hâlinde etkileşimli değişim sürecinde CHP’nin 2018 tarihinde parti tüzüğünün de değiştiğini anımsatmak isterim. Bu tüzük değişikliği ilk kez bu genel kurulda uygulanacak.

Liderlik yarışı söz konusu olmadığı için tüm gözler CHP’nin genel kuruldan sonraki en yüksek yönetim organı olan “Parti Meclisi” üyesi olmaya yönelik rekabete çevrilmiş bulunuyor.

Kılıçdaroğlu’nun “Yeni Uygarlık Projesi”
 
CHP Genel Başkanı 23 Nisan’ın yıldönümünde Cumhuriyet gazetesinde “Alçakgönüllü bir uygarlığın inşasına çağrı...” başlıklı bir yazı yazdı. Partisinin hedeflerini açıkladı. Bunları 16 maddede özetledi. Kendisini de “demokrat” olarak tanımladı.    

Ben o uzun yazıdan iki paragrafın altını daha fazla çizdim:

Bu yeni uygarlık, uygarlığın sağladığı haklar bütünü ekolojik, eşitlikçi, insancıl, adaletli, demokratik, özgürlükçü ve yukarıda da vurguladığım gibi alçakgönüllü ve dayanışmacı olmalıdır. Herkes için, her alanda ve uluslararası düzeyde... Tarihin akışı değişiyor... Önemli olan tarihin ne yönde ve nasıl değişeceği ve bizim de hangi tarafta olacağımızdır. Biz halktan ve demokrasiden yana, halkla ve dünyanın tüm demokratlarıyla birlikte olacağız.
Peki, yeni dünya nasıl olacaktır, olmalıdır? Biz demokratlar neyin mücadelesini vermeliyiz? Kasım 2017’de Avrupa Parlamentosu’nda yaptığım konuşmada, Karl Marx’ın “Dünyanın bütün işçileri birleşin” sloganına atfen, otoriter iktidarlara karşı “Dünyanın bütün demokratları birleşin” çağrısında bulunmuştum. Üç yıl önce yaptığım bu çağrının önemi dünyanın içinden geçtiği Kovid-19 sürecinde çok daha netleşmiş durumda, tüm demokratlar birleşmelidir.”

Belli ki CHP’de yeni dönemi CHP liderinin 16 maddesi ve  “demokrat olmak” belirleyecek.

Cumhuriyet’i kuran CHP’nin yeni hedefi Kılıçdaroğlu’nun her fırsatta vurguladığı gibi Cumhuriyet’i demokratikleştirmek, “Demokratik Cumhuriyet’i” ülkemizde inşa etmek.

Parti Meclisi

Öldürücü yıkımla yeni bir dünyayı yaratan korona baskısı altında dünyanın, Türkiye’nin ve CHP’nin yaşamakta olduğu ve yaşayacağı yeni dönemi, seçilecek olan yeni Parti Meclisi yönlendirecek.

Örgütten sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı BBC’ye yaptığı konuşmada; geçmiş kurultaylarda olduğu gibi Parti Meclisi'nde ise değişim olabileceğini belirttikten sonra yeni parti meclisi özlemini şöyle tanımlıyor:

Değişim iyi bir şeydir. Partinin eskisini de bilen, geleneklerini de bilen ama toplumda oluşan yeni fikirleri partiye taşıyabilecek arkadaşların da bir arada olduğu, örgütün iradesinin PM'ye yansıdığı bir süreç bizim özlemimiz”.

Çağın sarsıla sarsıla büyük zorluklarla değişip dönüştüğü bu çağda 21. yüzyılı, teknolojik ve sosyolojik değişimleri, bunun dünya ve Türkiye’ye etkilerini, siyasetin buna uygun yeni pusulalarını doğru okuyan yeni yüz ve beyinlere ihtiyaç var.

CHP’yi iktidara taşıyacak, yeni bir uygarlık projesini hayata sokacak, 21. yüzyıl siyasetçilerinin parti meclisinde yer bulması oranında bu iddiaların gerçekleşmesi ve hız kazanması söz konusu olacak.

Ben Kemal Kılıçdaroğlu’nun vizyonu ve Salıcı’nın icracı formülünü Kongre coşkusuna uygun ifade etmek istersem önce Mevlâna’nın ölümsüz değişim anlatımına giderdim:

Her gün bir yerden göçmek ne iyi
Her gün bir yere konmak ne güzel
Bulanmadan, donmadan akmak, ne hoş!
Dünle beraber gitti cancağzım,
Ne kadar söz varsa düne ait
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.

Bunu daha gençleşmeyi hedefleyen CHP’nin kulak verdiği “Z” kuşağı için de kuantum mottosu ile güncellerdim:

Katı olan her şey buharlaşıyor.

“İktidar Yürüyüşü” CHP’ye hayırlı olsun…

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
© P24Blog'da yer alan bütün yazılar teliflidir ve yayın hakkı P24Blog'a aittir. İzin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.