Bağımsız Gazetecilik Platformu
Platform for Independent Journalism
Anasayfa / FİGEN A. ÇALIKUŞU / Ortaçağ’ı fareler ve pireler değiştirmişti…
21 Mart 2020

Ortaçağ’ı fareler ve pireler değiştirmişti…

Nüfus azalınca feodal yapılar yıkılmış. Emek fiyatı Kara Ölüm öncesine göre fırlamış ve işçilerin daha fazla hak aramasına imkân sağlamış


Bizim çağın fareleri ve pireleri var mı? Varsa kimler dersiniz?

Katil bir virüs tüm küreyi tehdit ediyor. Ve sürekli cinayet işliyor. Tek tesellimiz çocuklara dokunmuyor olması.

Endişe içinde yaşama ara vererek toplum olarak payımıza düşeni beklemekteyiz.

Katil virüsün iştahını yok edecek önlemler için çırpınıp duruyoruz.  

Televizyon ve sosyal medyaya mıhlanmış kaderimizi gözlüyoruz. Bu arada tek tük toplumsal analizlere de rastlıyoruz.

Kimisi ezber bozmak istemiyor ve eskiye döneceğimizi söyleyip, devletçiliğin, içe kapanmanın, merkezîleşmenin yeniden güçleneceğini söylüyorlar. Bu arada da küreselleşmeye ateş püskürüyorlar.

Ama Corona tam bir küresel.
   
Buna karşın küresel Corona felaketinin yeni bir dünya yaratacağını söyleyenlere de rastlıyorum. Bugün yaşadığımız bu büyük felaketin geçmişteki muadillerinden örnekler veriyorlar.

Yaşanan o büyük acılar sonucu yeni bir dünya doğmuş. Örnek olarak 1348 salgınını veriyorlar.

Çünkü Papa IV. Clement’ın ölü sayıcılarının tahminlerine göre, 1348-1351 yılları arasında  24 milyon insanı yani Avrupa nüfusunun üçte birini yok eden ve insan vücudunda kara urlar oluşturduğu için Kara Ölüm olarak anılan veba salgını tüm salgınlardan daha korkunçtu.

Fransa nüfusunun yarısı, İngiltere nüfusunun üçte biri vebadan öldü. İtalya nüfusunun yüzde 60’ı yok oldu. Talihsiz İtalyanlar...

Bu tarihsel ölüm tsunamisi bir yandan da Ortaçağ’ın sonunu hazırladı ve Modern Çağ’ın başlangıç noktası olarak kabul edildi.

Salgının ekonomik, siyasi ve kültürel sonuçları onu bir hastalık düzeyinden tarihsel bir olgu düzeyine çıkardı.
 
Acılar depremi yaratan vebanın Avrupa’nın refah d
üzeyini olumlu yönde etkilediğini, feodalizmi yıktığını, kent mimarisini değiştirdiğini, halk sağlığına katkı yaptığı konusunda mutabakat var.  
 
Nüfus azalınca feodal yapılar yıkılmış. Ücretli emek fiyatı Kara Ölüm öncesine göre yüzde elli fırlamış, değerlenmiş ve işçilerin daha fazla hak aramasına imkân sağlamış.

Yeni bir mimarî ve hayat tarzı doğmaya başlamış.

1350 yılında, Paris sokaklarında domuzların dolaşması yasaklanmış, 1356 yılında ilk kanalizasyon yapılmış, çöplerin sokağa ya da Seine nehrine atılmasını önlemek için XVI. yüzyıla kadar tüzükler çıkarılmaya devam edilmiş. Karantina bugünkü anlamda ilk kez 1377 yılında Adriyatik kıyısındaki Ragusa şehrinde uygulanmaya başlanmış.

Feodal yapılar eliyle egemenliğini sürdüren ve hayata hâkim olan Kilise, veba salgınını önleme konusunda açık bir acze düşünce iktidarını yitirmeye başlamış.

Uzatmaya gerek yok, sanayileşme ortaya çıkmış, derinden ve çok farklı bir değişim yaşanmış.


Bu beklenmedik ve şaşırtıcı değişimin ilk adımı 1348 yılının kıtlık ve hastalık günlerinde fareler ve pirelerle atılmıştı.
 
Tarihte temelli eskiye bir dönüş hiç olmamış. Hayat hep ileri gitmiş. Muhtemelen bu büyük ve ağır felaketten sonra da çok daha yeni ve ileri bir hayat doğacak.
 
Sadece koruyucu önlemler almak için endişelenmemiz gerektiğini söylüyorum.
 
Geriye büyük acılar bırakacak olan bu dehşet salgın sona erdiğinde derin değişiklikler de sonrasında gelecek.

Sosyal tarih bunu bir kural olarak söylüyor.

Corona felaketinin, Kara Veba’yı yeniden anımsatması da bu yüzden zaten.

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
© P24Blog'da yer alan bütün yazılar teliflidir ve yayın hakkı P24Blog'a aittir. İzin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.