Bağımsız Gazetecilik Platformu
Platform for Independent Journalism
Anasayfa / SEZİN ÖNEY / Çok mu komik?
22 Mayıs 2019

Çok mu komik?

Yemin töreni konuşmasında da belirttiği gibi, Zelenskiy'nin başlıca hedeflerinden biri, Ukrayna'yı savaştan çıkarmak

 


Ukrayna'da bir televizyon dizisinde "başkan" rolü oynayan Volodimir Zelenskiy, gerçekten de ülkenin lideri seçildi. Diziyi izleyince, Zelenskiy'nin neden seçildiğini anlamak hiç de zor değil. Zelenskiy'nin yaptığı da, Ukraynalıların içindeki ölgün, bîtap idealizmi canlandırmak, onları yeniden kendilerine inandırmak; ümitlerini sürgünden geri döndürmek.

Herkes merakla kendini Game of Thrones’a kaptırmış giderken, ben de ard arda bir dizi izliyordum: Halkın Hizmetkârı dizisini.

Herhalde bu kadar birebir biçimde gerçeğe dönüşen bir dizinin dünyada eşi yoktur.

Hatırlarsanız, Ukrayna’nın yeni devlet başkanı olarak hiçbir siyasi tecrübesi bulunmayan komedyen Volodimir Zelenskiy’nin seçilmesi, dünya genelinde “müstehzî bir gülüşle” karşılanmıştı. Aslında, Zelenskiy’nin hiç politika tecrübesi yok da değil: sıkça bahsedildiği gibi, televizyondaki bir komedi dizisinde devlet başkanı rolünü oynuyordu. Zelenskiy’nin, “ Vasil Petroviç Holoborodko” adlı, “tesadüfen devlet başkanı” olduğu karakteri canlandırdığı Halkın Hizmetkârı (Sluga Naroda/Sluha Narodu) dizisi, Ukrayna’da 2015’ten beri ekranlardaydı.

İlk sezonu “hit” olunca filmi de çekilen Halkın Hizmetkârı, sürpriz biçimde devlet başkanı seçilen bir lise tarih öğretmeninin maceralarını anlatıyordu. Dizide tarih öğretmeni rolündeki Vasil Petroviç Holoborodko'yu, öğrencilerinden biri, Ukrayna siyasetinin yozluğu, siyasetçi seçkinlerin yozluğu üzerine ağzına geleni söyleyip veryansın ederken gizlice kayda alıyordu. Bu kayıt, sosyal medya üzerinden yayılıp da, "aday olsa oy veririm" diyenler çığ gibi artıyor ve öğretmen Holoborodko, sonunda öğrencilerinin zorlaması ile gerçekten de aday oluyor ve seçiliveriyordu. Dizide, lise öğretmeninin tesadüfen seçilmesinde etkili olan bir başka "hayati" faktörde, ülke politikasını manipüle eden oligarkların, kimin kazanacağı konusunda kendi aralarında anlaşmazlığa düşmeleri ve seçimleri "rahat bırakmaları" idi.

Halkın Hizmetkârı dizisi, bu seneye, yani 2019'un baharına kadar ekranlardaydı. 31 Mart 2018'de, aynı isimli bir siyasi parti kuruldu ve bu partinin lideri, dizinin Holoborodko'su Volomdimir Zelenskiy, 21 Nisan 2019'da Ukrayna Devlet Başkanı seçildi.  20 Mayıs 2019'da ise Zelenskiy,  Verkhovna Rad'da, yani Ukrayna Parlamentosu'nda yemin ederek ülkenin resmen altıncı başkanı oldu.  İlk işi de, Meclis'i feshetmek oldu.  Zelenskiy'nin devlet başkanı olarak tek başına, Verkhovna Rada'nın feshine karar vermesi aslında mahkemeye taşınabilecek, tartışmalı bir durum. Fakat, Ukrayna'nın Yüksek Seçim Kurulu, Merkezî Seçim Komisyonu'nun dikkat çektiği gibi, mahkemelerin de erken seçimleri durdurma yetkisinin olduğunu söylemek güç. Yani, iki ay içinde, Temmuz ayı gibi Ukrayna'da erken seçimler gerçekleşecek gibi gözüküyor. Zelenskiy'nin partisi "Halkın Hizmetkârı" henüz tam manasıyla bir siyasî hareket olarak organize olmuş değil.  Fakat, henüz varlığı ortada olmayan bu hareket, şu an Ukrayna'nın en güçlü siyasi hareketi olmaya aday. Kamuoyu araştırmaları, şu an seçimler olsa, "Halkın Hizmetkârı"nın yaklaşık yüzde 40'lık oyla birinci parti olacağını gösteriyor.

Savunma yolsuzlukları

Erken seçim kararı, Zelenskiy'nin kendi takımı ile çalışmak istediğinin bir göstergesi; yemin töreninde, Ukrayna Güvenlik Teşkilatı'nın (SBU) başı Vasil Hrytsak, Baş Savcı General Yuriy Lutsenko ve Savunma Bakanı Stephan Poltorak'ın da istifalarını istedi. Zelenskiy'nin asıl yapmaya çalıştığı, Ukrayna'nın tüm güvenlik kadrosunu değiştirmek. Yemin töreni konuşmasında da belirttiği gibi, Zelenskiy'nin başlıca hedeflerinden biri, Ukrayna'yı savaştan çıkarmak. Konuşmasında tam olarak söyle demişti Zelenskiy:

"İlk işimiz, Donbas'ta ateşkes sağlamak olmalı. Savaşı başlatan biz olmadık, ama savaşı bitirmek bizim görevimiz.”

Güvenlik bürokrasisi, savaş hâlindeki bir ülkede en hızlı kirlenen ve savaşı kendileri için çıkar kaynağı haline getirebilen kesim haline gelebiliyor. Şubat ayında, seçim kampanyası sürecinde de, güvenlik sektörünü sarsan bir yolsuzluk skandalının haberi yapılmıştı. Araştırmacı gazeteciliğin başarılı bir örneğini sergileyen "Nashi Groshi" (Bizim Paramız- http://nashigroshi.org/) adlı bağımsız haber sitesi, eski Devlet Başkanı Petro Poroşenko'nun da yakın arkadaşı olan Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi Başkan Yardımcısı Oleh Hladkovsky'nin, ülkenin savunma bütçesinden yüksek meblağları zimmetine geçirdiğini ortaya çıkarmıştı. Hladkovsky'nin oğlunun kurduğu bir şirket üzerinden, Rus silah kaçakçılardan işe yaramaz birtakım silah parçaları aldığı ve savunma bütçesini resmen talan ettiği belgelenmişti. Skandal patlak  verince Poroşenko, Hladkovsky'i görevinden aldı. Ama, bu suçun failin sadece Hladkovsky olduğunu düşünmek saflık olur; söz konusu yolsuzluk ve ötesinde, savaş hali kullanılarak girişilen diğer yolsuzluklara, ülkedeki siyasetçilerin önemli bir kısmının bulaştığı öne sürmek de abartılı olmaz.

Uluslararası denetim firması Ernst & Young'ın 2017 ve 2018 verilerine göre Ukrayna, dünyada yolsuzluk algısının en yüksek olduğu ülke. Bu listelerde, Türkiye'nin de, 15. sırada yer aldığını ve son yıllarda, yolsuzluk algısında Rusya'nın da önüne geçtiğine dikkat çekelim.

 

Ümitleri sürgünden döndürdü

Zelenskiy'nin televizyon dizisinin 2015'te başlayan ilk sezonunun 16. bölümünde, başkan rolündeki Holoborodko'ya bir gazeteci gerçekleştirmeye çalıştığı yolsuzluk karşıtı reformlarla ilgili olarak "Ne değişecek ki?" tonunda alaycı bir soru yöneltiyordu. Holoborodko da, karşılık olarak son derece duygusal bir tonda, yolsuzluk yapan Ukraynalıların "anasının karnından yolsuz doğmadığını"; doğdukları andan itibaren sistemin insanları, yılgın, inançsız, idealsiz ve dolayısıyla da yolsuzlukluğu hakkı gören varlıklara çevirdiğini anlatan bir tirada girişiyordu.

Zelenskiy'nin kendisinin yaptığı da, Ukraynalıların içindeki ölgün, bîtap idealizmi canlandırmak, onları yeniden kendilerine inandırmak; ümitlerini sürgünden geri döndürmek. Yemin töreni konuşmasında, "Ukrayna, futbolda İzlanda, savunmada İsrail, teknolojide Japonya ve beraber yaşayabilme açısından İsviçre olabilir" diyordu. Ve ekliyordu; "tüm dünya, Ukrayna ile gurur duyacak.” Bu tarz bir idealizm, "Bizden ne köy olur ne kasaba" ümitsizliğine kapılmış, nereye baksa yolsuzluk ve eşitsizlik gören bir ülkenin vatandaşları için gerçekten de, son derece şifalı, ilham verici, "ilaç gibi" bir etkisi var.

Ukrayna, tüm Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri gibi, en az yüzbinlerce ve hatta milyonlarca  insanını, en kalifiye iş gücünün önemli bir kısmını göç nedeniyle kaybetmiş bir ülke. Ukrayna'nın Aralık 2018'deki son nüfus sayımında, 42.4 milyon insana ulaşılabilmişti. "Ulaşılabilmişti" diyorum zira, Kırım'ın Rusya'nın "nüfuz alanında" olduğu ve Ukrayna'nın güneybatısı-Donbas bölgesindeki Ukraynalılara ulaşmak mümkün değil. 1994'te Ukrayna nüfusunun 53 milyona yakın olduğu ve savaş öncesi 2010'da 46 milyona düştüğü göz önüne alınırsa, her halükârda, çok büyük bir dış göçten bahsettiğimiz açıkça ortada. Sadece komşu Polonya'ya çalışma izni olan Ukraynalıların sayısı 600 bine yaklaşıyor. Kökenlerinde herhangi bir Avrupa Birliği ülkesinin izi bulunan Ukraynalıların göç etmesini kolaylaştıran bazı kanuni düzenlemeler de var: örneğin, Macaristan, "milliyetçi politikaların" da etkisiyle, Macar kökeni olan Ukraynalılara, vatandaşlık veriyor.   

Bulgaristan'dan gelen ve gerçek bir "Avrupa entellektüeli" olan Ivan Krastev, bugünlerde "Orta ve Doğu Avrupa'nın göçmen korkusu-takıntısı" başta olmak üzere yaşanan birçok siyasi tuhaflıkta, dışarıya verilen "beyin göçünün travmasının" etkisinden bahseden bir kitap yazıyor. Bizlerde Türkiye'de "beyin göçü"nün ağır bedelini önümüzdeki yıllarda, on yıllarda daha yeni tecrübe etmeye başlayacağız gibi gözüküyor.

 

"Hepimiz başkanız"

Zelenskiy, yemin töreni konuşmasında, "Gezegendeki tüm Ukraynalılara hitap ediyorum. Size ihtiyacımız var. Yeni, gelişmiş ve başarılı bir Ukrayna kurmak isteyenlere, hemen pasaport haklarını sağlayacağım. Ukrayna'ya misafir olarak gelmeyin; evinizin olduğu yere dönün."

Bu sözlerdeki "Ukraynalılık" vurgusu, Zelenskiy'nin konuşması genelinde de devam etti; dahası, yeni başkan konuşmasını Rusça ve Ukraynaca arasında gelip giderek, iki dilde yaptı. Eski başkan Poroşenko'nun son icraatlarından birinin 5670 No'lu Kanunu, yani Ukraynaca'yı ülkenin resmi dili yapan ve kamusal alanda (resmî mekânlarda) kullanımını mecburi kanunu yürürlüğe sokması olduğu düşünülürse, Zelenskiy'nin "çift dilliliği" de oldukça sembolik. Sonuçta ülkenin bir kısmı, Rus kökenli olmasa da, anadil olarak Rusça'yı kullanıyor. Bir not olarak, Halkın Hizmetkârı dizisi ve medya genelinde kullanılan dil de, Rusça.

Başkanlık seçiminin ikinci turunda yüzde 73'lük bir çoğunluk ile seçilen Zelenskiy'nin, oynadığı rolden ötürü bayağı bir başkanlık tecrübesi var demiştik. Dizideki karakteri, biraz "saftirik" biçimde başlayıp, kendisine kazılan tüm kuyuları, başına gelen tüm badireleri atlatıyordu. Dizideki başkanın "belalarından" biri de, son derece yolsuz, sorumsuz kişiler olarak resmedilen milletvekilleriydi; Zelenskiy'nin kendisinin ilk hedeflerinden biri, milletvekillerini yolsuzluk yargılamalarına karşı koruyan yasaları değiştirmek.  Bunu da, ancak kendi partisi "Halkın Hizmetkârı"nı organize ederek yapabilir; aslında bu hareketin çıkış noktası biraz da, Fransa'da Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un "En Marche" hareketine benziyor.

Zelenskiy, yemin töreni konuşmasında, "Şimdiye kadar komedyen olarak sizi güldürmeye çalıştım; şimdi de başkan olarak sizi ağlatmamaya çalışacağım" diyordu. Ama bir yandan da, kendi sorumluluğunun bir kısmını da, Ukraynalıların tümüne yüklüyordu:

"Her birimiz başkanız. Sadece bana oy veren yüzde 73 değil, Ukraynalıların yüzde 100'ü başkan. Bu benim zaferim değil, hepimizin paylaştığı zafer. Bu şansın sorumluluğunu hepimiz taşıyoruz. Ve şimdi, sadece ben yemin etmiyorum. Hepimiz Anayasa'nın üzerine elini koyuyor ve Ukrayna'ya sadık kalmak için yemin ediyor... Manşetlerde, "Başkan, içip içip kırmızı ışıkta geçti", "Başkan vergi ödemiyor", "Başkan çaldı" gibi korkunç başlıkları düşünün. Utanç verici olur değil mi?  Hepimiz başkan olduk derken, işte tam da bunu kastediyorum."

----
Nashi Groshi, internet üzerinden yayın yapan ve haftalık bir televizyon programı da bulunan; Ukrayna'da kamuda gerçekleşen yolsuzlukları, finansal verilerdeki "hataları"-tutarsızlıkları inceleyen bir araştırmacı gazetecilik sitesi. 2011'de kurulan bu araştırmacı gazetecilik platformunun bünyesinde bugün 160 gazeteci görev yapıyor.

oneysezin@hotmail.com

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
© P24Blog'da yer alan bütün yazılar teliflidir ve yayın hakkı P24Blog'a aittir. İzin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.