Bağımsız Gazetecilik Platformu
Platform for Independent Journalism
Anasayfa / FİGEN A. ÇALIKUŞU / Silah taşıma ruhsat harcı neden düşürüldü?
09 Kasım 2017

Silah taşıma ruhsat harcı neden düşürüldü?

Pasaport bedelinden kırmızı ışıkta geçme cezasına kadar her şeye tepeden tırnağa ağır artışlar geldi. Silah taşımak ise ucuzladı...


 
İnternet sitelerinde silah almak için kısa ve basit bir yol izleniyormuş. İkinci el silah satan sitelerde güvence şartı, noterdeki devir işlemlerine dayanıyormuş. Tüfek satışlarında ise herhangi bir ürün alırmış gibi “sepete giderek” ödeme tamamlanıyormuş.

Kimi siteler ödemeden önce ruhsatın taranmış hâlini ya da fotoğrafını istese de bu sık rastlanan bir durum değilmiş.

Bu sitelerin sadece avcılara ya da toprağını korumak isteyenlere yönelik olmadığını da silahları tanıtırken kullanılan “pompalı tüfek yakın mücadelede yivli tüfekten, Kalaşnikof’tan, G-3’ten daha etkilidir” gibi ürkütücü açıklamalardan anlaşılıyormuş.

Ödemenin son adımında ise “kredi kartı bilgilerinizi paylaşmak istemezseniz kapıda ödeme vardır” denmekteymiş.

Kısacası fındık fıstık satar gibi garip, hızlı, yaygın bir silah satışı trafiği var. Haftasonu bunları Hürriyet gazetesinde okudum. Birkaç gündür manşetti zaten.

Umut Vakfı’nın raporu da bu tespiti doğruluyor.

Türkiye’de en az yüzde 85’i ruhsatsız 25 milyon bireysel silah olduğu tahmin ediliyormuş. Resmî rakamlara göre ruhsatlı silah sayılarında azalma, ruhsatsız silah alımında ise artış varmış.

2015’te polis sorumluluk bölgesinde 100 bin 836 silah ruhsatı verilirken, bu yılın Eylül ayına kadar bu sayı 63 bin 453’de kalmış.

Resmî ruhsatlarda azalma var ama ateşli silahların kullanımında da, suç işlemede de artış var.

Ölümlerde de…

Bu yıl Eylül sonlarına doğru işlenen bireysel suçlarda ateşli silahların oranı neredeyse yüzde 80 olmuş.

Geçen yıla kıyasla yüzde 3, 2015 yılına oranla da yüzde 5’i aşkın bir artış var.

Son 10 yılda ne olmuş?

Ruhsatlı ateşli silahlarda işlenen suç sayısı 25 bin 547. Ruhsatsız silahla işlenen suç sayısı ise 159 bin 123.

Bu kadar çok ve artan şekilde silah kullanımı da ister istemez ölüm ve yaralamalar demek. Öyle ki içinde bulunduğumuz yılda 2 bin 765 silahlı olayda 1722 ölüm, 2 bin 874 de yaralama var.

Bunca silah, bunca silahlı olay, bunca ölüm, bunca yaralanma hiç hayırlı bir gelişme değil. Allah hayır etsin diyelim.

Üstelik Türkiye çok gergin, kırılgan fay hatları yüksek bir ülke. Ayrıca da onarmak, gidermek, sağaltmak isteyen bir yönetim anlayışı ve yaklaşımı yok.

Tam tersine, bu gerginlikleri azdıran, gerilimi çoğaltan kamplaşmaya ivme veren itici, bağırıp çağıran bu kamplaşmadan siyasal medet uman çok yorucu gına getiren bir üslûpsuzluk var.

Silahlanmanın tavan yaptığını manşetten duyuran gazetede, yazar Selçuk Şirin, ABD’de yaşanan bir olay üzerinden “sadece 200 dolarlık bir masrafla dünyanın herhangi bir yerinde toplumsal çatışma çıkarmak mümkün” diye yazıyordu.

21 Mayıs 2016’da “Heart of Texas” adlı Rusya tarafından kontrol edilen bir facebook hesabı, “Teksas’ın İslamizasyonuna son” diye bir duyuru eşliğinde Müslümanlara ait bir kültür merkezi önünde protesto eylemine çağırı yapmış.

Aynı gün gene Rusya’nın kontrolündeki “Amerika’nın Birleşmiş Müslümanları” adlı bir diğer hesaptan bu kez de Müslümanlar lehine bir eylem çağrısı yapılmış. Uzatmayayım, aynı odaktan yönlendirilen bu iki grup arasında tam da istenen şekilde çatışma çıkmış.

Selçuk Şirin de bu olaydan yola çıkarak “aman dikkat” diye uyarıyor.

ABD’de Rusya maliyeti 200 dolar olan provokasyon ile insanları kolayca birbirine düşürmüş çünkü…

Ülkemizdeki silahlanma hızını, ateşli silah kullanımındaki artışı, ölümleri, yaralanmaları, gergin toplumsal fay hatlarıyla birlikte Selçuk Şirin’in uyarılarına rastlayınca huzurum kaçtı.

Nitekim haftasonu da bugüne kadar hiç rastlanmamış bir olay, 21 Mayıs 2016’da provokasyon kurbanı olan Teksas’ta yaşandı. Kiliseye silahlı bir saldırı yapıldı. Pazar ayini kana bulandı. Bir vahşete, büyük bir katliama tanık olduk, ürperdik.

Aslında bunları uzun uzadıya yazmamın bir tek nedeni var, daha doğrusu aklıma düşen bir soru var.

Biliyorsunuz, ekonomik durum pek parlak değil, devletin cebi boşaldı, pahalılık da ipini kopardı.

Enflasyondaki artış, ceza ve harçlara son 15 yılın en yüksek zammının gelmesine neden oldu. Pasaport bedelinden kırmızı ışıkta geçme cezasına kadar tepeden tırnağa ağır artışlar geldi.

Bir tek kalem hariç…

Bu yazıyı da zaten bu nedenle, o tek bir kalemdeki büyük düşüş nedeniyle yazmaya karar verdim.  Haberlere göz atarken rastladığım, cevabını bulamadığım garip çelişki nedeniyle.

Her şey, bütün ceza ve harçlar fırlarken “silah taşıma ruhsat harcı (5 yıllık)” 2017 yılında 4014,5 TL iken, 2018’de bu harcın 95.4 TL’ye düştüğünü gördüm.

4014 TL’den 95 TL’ye düşüş haberi doğruysa, rakamlar gerçekse sizce de çok garip bir durum değil mi?

Merak ettim, silah taşıma ruhsat harcındaki bu büyük düşüş nedendir?

Ruhsatsız silahları ruhsat almaya teşvik mi, yoksa silah taşımayı maliyetsiz bir hâle getirmek mi?

Silah milah deyince ortalıkta yaşananlar ve silahlanma hızını da göz önünde bulundurunca insanın içinde bulunduğu ürkme hâli daha da artıyor.

Kimse sormadı, ben sorayım ; “silah taşıma ruhsat harcı” neden böylesine çok dikkat çekici biçimde düşürüldü?

Acaba neden?

Bunu birisi bize açıklar mı?

Yoksa toplumsal resme bakarken endişelerimiz biraz daha mı artsın?

 

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
© P24Blog'da yer alan bütün yazılar teliflidir ve yayın hakkı P24Blog'a aittir. İzin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.