Anasayfa / MUSTAFA PAÇAL / Referandum demokratikleşme için fırsata çevrilebilir mi?
03 Nisan 2017

Referandum demokratikleşme için fırsata çevrilebilir mi?

Referandumdan ‘’evet’’ de ‘’hayır’’ da çıksa 17 Nisanda demokrasiyi kazanma programını öne koymak gerekiyor


Memleketin kendi siyasi tarihi ve kültürü içinde hiç rastlanmadık bir tartışma ve bir referandum süreci yaşıyoruz.

Osmanlı ve Cumhuriyet tarihinde padişahlık dönemi olsun, sonra Cumhurbaşkanlığı ve Milli Şef dönemi olsun ve daha sonra 61 anayasası, 12 mart 1971 revizyonu ve 82 anayasası olsun yönetim şekli veya hükümet modeli ne bu boyutta ve ne de bu yoğunlukta tartışılmıştı.

Demirel ve Özal anayasa değişiklikleri için dönem dönem başkanlık sistemi tartışmalarını siyasi gündeme taşımış olsalar bile bu tartışmalar fikir jimnastiği düzeyinden öte fazlaca bir kamuoyu etkisi sağlamamıştı.

Bu seferki sürecin siyasi ve toplumsal kapsayıcılığı oldukça geniş bir alana yayıldı. Tartışma, sadece yurt içinde değil, uluslararası alanda ve dış politikada da gündemi belirleyen düzeye kadar tırmandı.

Öyle ki ortaya çıkan siyasi gerginlik AB-Türkiye ilişkilerinde tarihin belki de en zor döneminin yaşanmasına neden oldu ve olmaya devam ediyor.

‘’Nasıl bir hükümet modeli” sorusu etrafında yaşanan bu süreç aynı zamanda yararlı bir süreç de oldu.

Çok farklı toplumsal ve siyasi kesimler, ilk kez memleketin yönetim şekli üzerine odaklanan etkinlikler yaptılar.

Nasıl bir hükümet modeli tartışmaları toplumun paslanmış düşünce alanlarını açtığı gibi, yeni fikirlerin de gelişmesine katkı sağlamış oldu.

Tüm bunlar AKP iktidarının devletin tüm olanaklarıyla hareket ettiği ve her türlü baskı ve şiddeti içeren OHÂL kapsamında cereyan etti.

AKP’nin evet kampanyası siyasi alan, sivil toplum alanı ve medyayı kaplamışken ve şiddetin her türlüsüne rağmen, referandumda hayır çalışmaları da inatla sürdürülüyor.

Geniş bir muhalefet alanı bu referandum çalışmaları içinde ortaya çıkmış durumda. Kürtler, Aleviler, Liberaller, Sol-demokrat çevreler ve muhalif Ülkücülere varıncaya kadar herkes var bu alanın içinde.
Bu muhalefet cephesinin ortak noktası ise AKP iktidarına karşı olmak.

Bir diğer ifade ile bu çok geniş muhalefet yapısı, son beş yıl içinde giderek ceberutlaşan iktidar bloğuna karşı siyasi itirazın sonuçlarını bize gösteriyor.

MHP içindeki parçalanma ve çok başlılık ile AKP tabanında ve örgütü içinde artan huzursuzluk ve yeni arayışlar bu durumun sıra dışı siyasi etkileridir.

Son beş yılda, AKP’nin daha önceki on yılda sağladığı olumlu tüm siyasi, toplumsal ve ekonomik katkılarını bertaraf ettiğini gördük ve yaşadık.

MHP ise artık eskisinden farklı olarak siyaseten merkez sağ bir parti çizgisine geliyor.

İster istemez CHP ve HDP de bu süreçten etkilenecektir.

Özgürlükçü demokrasi ve Kürt sorununun çözümü noktasında bir işbirliğine gidebilmelerine çok ihtiyaç olduğunu, hattâ bunun ihtiyaçtan ziyade hayatî bir siyasi perspektif olduğunu geçte olsa görmeleri gerekir.

Haziran-Kasım 2015 seçimleri, 15 Temmuz vakası arkasından OHÂL ilanı ve ‘’evet’’ oyu çıkması halinde diktatörlüğe doğru ülkeyi götürecek olan referandum, bu zincirleme siyasi gelişmeler ve ilaveten Suriye sorununun sarsıcı etkileri, son olarak da AB ile ilişkilerin kriz noktasına varmış olmasına karşı CHP ve HDP, belli aşamaları olan bir siyasi işbirliği yapabilmeli ve demokrasi ekseninde konuşmalıydılar.

Tamam, CHP’nin dokunulmazlıkların önünü açması büyük bir vebal içeriyor.

HDP bunun sonucunda siyasi linçin hedefi oldu.

Bunlar tamam; ama buna rağmen referandumla ortaya çıkan bu toplumsal muhalefeti demokrasiyi kazanma hedefine yöneltmek için demokratik, sol ve liberal bir siyaset sinerjisini örgütlemek ve güçlü bir işbirliği ile demokrasi mücadelesine yönlendirmek ülke için çok daha hayati önem kazanmıştır.

Türkiye hasta, tüm göstergeleriyle yoğun bakımlık olmuş durumda, AKP bu durumu daha da kötüleştirecek bir siyasi gaflet içinde.

Referandumdan “evet” çıkarsa bu gafletten uyanacakları da yok.

Aslında referandumdan ‘’evet’’ de ‘’hayır’’ da çıksa 17 Nisanda demokrasiyi kazanma programını öne koymak gerekiyor.

‘’Hayır’’ çıkarsa bu programın daha etkili ve hızlı sonuç alacağını düşünmek gerekir.

Ancak son beş yılda alabildiğine bozulan dengelerin düzeltilmesi için -- referandum sonuçları ne olursa olsun -- etkin bir demokratikleşme süreci başlatılabilir.

‘’Hayır’’ çıkarsa yeni bir genel seçimden sonra oluşacak Mecliste yeni demokratik bir anayasa için ortak girişim başlatılarak ve bu sefer ipe un sermeden ortak bir çalışma ortamı yaratılabilir.

‘’Evet’’ çıkarsa da bu yapılabilir.

CHP ve HDP ile yeni MHP bu siyasi zemini birlikte yaratabilirler.

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
© P24Blog'da yer alan bütün yazılar teliflidir ve yayın hakkı P24Blog'a aittir. İzin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.