Bağımsız Gazetecilik Platformu
Platform for Independent Journalism
Anasayfa / MEHMET ATAKAN FOÇA / İnternet bir zamanlar gayrı-merkezîydi, oysa şimdi...
14 Nisan 2016

İnternet bir zamanlar gayrı-merkezîydi, oysa şimdi...

Bir gece kulübünde DJ’den beklediğiniz şey sizi şaşırtmasıdır. İnternetin ya da sosyal medyanın da yapması gereken bu...


Nieman Lab’in gazetecilerin 2016 öngörülerini yayınladığı sayfasını incelerken sosyal medyanın haberciliğe getireceği yeni olanaklardan epey etkilenmiştim. Bunların en önemlisinin ise Facebook Instant Articles ile Facebook dışına çıkmaksızın haber okuma deneyimi olduğunu düşünüyordum.
 
Bir anlamda hâlâ böyle düşünüyorum. Ancak internetin ve haberciliğin değişen yüzünü daha geniş bir perspektiften bakarak değerlendiren Hossein Derakhshan’ı Uluslararası Gazetecilik Festivali’nde dinledikten sonra daha temkinli olmak gerektiğine karar verdim.
 
Derakshan İranlı bir blog yazarı. 11 Eylül saldırılarından sonra tutmaya başladığı blog 2008’de hapse girmesine neden olana dek İran’da birçok insanı blogger’lığa teşvik etmiş. Hatta bu yüzden Derakshan’ın ismi İran’da the blogfather olarak anılıyor.
 
Hossein Derakshan’ın, hapiste geçirdiği altı yılın ardından özgür bir yazar olarak sokağa çıktığında değişen tek şeyin Tahran olmadığını farketmesi fazla uzun sürmemiş:
 
“Hapisten çıktıktan sonra internette yazmanın kendi başına değişmediğini farkettim. Ama durum internette birşey okumak açısından aynı değildi, üzücü bir şekilde bozulmuştu. Öğrendiğim şey: eğer insanları yazdıklarımla etkilemek istiyorsam, sosyal medyayı hemen kullanmaya başlamalıydım.”
 
Derakshan, hapiste geçirdiği yıllar sonrasında artık yalnızca bloguna yazı koyup binlerce okurun her gün onu okumasını bekleyemeyeceğini anlamış ancak Facebook’ta paylaştığı ilk yazısının yalnızca üç beğeni alması üzerine gidişatın farklı bir kurgusu olduğunu farketmiş.
 

Web, sosyal medya dışında varolamıyor
 
Uluslararası Gazetecilik Festivali IJF’te yaptığı konuşmaya Derakshan şöyle başladı: “Web, bu zamana kadar insanlığın yarattığı en iyi icatlardandı ve bildiğimiz web ölmek üzere”. Sarsıcı bir iddia ve inanması güç geliyor. Ancak Derakshan’ın elinde bizi bunun böyle olduğuna inandıracak yeterli delil var.
 
Bunlardan ilki hyperlinklerin sosyal medya tarafından tehdit edilmesi. Derakshan’a göre bildiğimiz linkler, Web’in iskeleti olmanın ötesinde aynı zamanda internetin gözleri ve bizim internette yol almamızı sağlayan birer köprü.
 
“Linkler sosyal medya tarafından izole ediliyor, güçlerinden arındırılıyorlar. Web’in gayrı-merkezî kalmasını sağlayan hyperlinkler tehdit altında. Facebook’a yalnızca bir link koyabiliyorsunuz ve o da linkteki fotoğrafı Facebook’a yüklemenizi tercih ediyor. Instagram’da kullandığınız link sizi hiçbir yere götürmüyor. Dışarı çıkamıyor, bir uygulamanın içinde sıkışıyorsunuz.”
 
Web sayfaları linklerin gücünden beslenip bu gücü büyütebilirken, Instagram gibi uygulamalar kör birer kuyu. Derakshan’a göre web sayfaları bu kör kuyulara hapsediliyor.
 
Algoritmalar ve görmek istediğimiz şeyler
 
Bir diğer sorun kullandığımız interneti ele geçiren akışlar (stream). Twitter ya da Facebook zaman tünelleri ve beraberinde getirdikleri
gizli ve kapalı algoritmalar.
 
Algoritmalar sosyal medyada neyi beğeniyorsak (like ya da fav) bize beğendiğimiz şeyi ve onun benzerlerini gösteriyor. Derakshan bunun azınlık grupların radikalleşmesi gibi sosyal sonuçları olacağını belirtiyor:
 
“Algoritmalar bizi küçük ideolojik baloncukların içine hapsediyor. Hyperlinklerle birlikte toplulukların içinde var olan bağlar da kopuyor. Bu baloncuklar bizi diğerleriyle aynı insan olmaya itiyor. Yani aynı baloncuk içerisindeki diğer insanlara daha çok benzemeye zorlanıyoruz.”
 
Sosyal medyası olmayan web sayfalarının yakında varolamayacağı bir dünyada haberlerin kime ulaşacağına da yayın yönetmenleri ya da gazeteciler değil Facebook karar verecek. Derakshan, linkleri birbirine bağlayan bir araç olarak Google’dansa Facebook’un internet için çok daha büyük bir eşik bekçisi (gatekeeper) haline geldiğini belirtiyor:
 
“Dikkat ederseniz Facebook’ta birşey paylaştığınızda onu ‘öne çıkarmanız’ gerektiği belirtiliyor. Facebook takipçilerinizi çalıyor ve size onları geri satmaya çalışıyor.”
 
Web’i kurtarmanın yolları
 
Bildiğimiz internetin gayrı-merkezî yapısının yok olmaya başladığını, uygulamaların içine sıkışan daha kapalı daha az geçirgen topluluklar haline geldiğimizi iddia eden bu önermelerin çarpıcı olduğunu kabul etmek gerek.
 
Derakshan’a göre bu yapıdan çıkmanın yolu DJ formülü. Bir gece kulübünde DJ’den beklediğiniz şey sizi şaşırtmasıdır. İnternetin ya da sosyal medyanın da yapması gerekenin bize istediğimizi, beğendiğimizi vermek yerine, bizi şaşırtması gerektiğini ifade ediyor Derakshan.
 
“Facebook gibi dev yapıların kullandığı kapalı algoritmalar açıklanmaya zorlanmalı. Hyperlinkleri tekrar dolaşıma sokmalıyız ancak bunun özellikle akıllı telefonlarda ne kadar zor olduğunu kabul etmek gerek.”
 
Derakshan’a göre gazeteciliği de yeniden düşünmeliyiz. Uzun yazılar ve belki performans sanatları veya sanatın kendisiyle birleşebilen bir habercilik geliştirmeliyiz.
 
 
 
 
 

atakanfoca@gmail.com

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
© P24Blog'da yer alan bütün yazılar teliflidir ve yayın hakkı P24Blog'a aittir. İzin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.